Prof. Dr. Sinan Ekici: Biyografi, Eğitim ve Ürolojik Uzmanlık Alanları

Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Sinan Ekici'nin biyografisi. Hacettepe Üniversitesi eğitimi, uluslararası (ABD, Fransa) çalışmaları, aldığı ödüller, robotik cerrahi ve rejeneratif tıp (PRP, kök hücre) uzmanlık alanları.
Prof. Dr. Sinan Ekici'nin Bilimsel Yolculuğu | Tıpta Yeniliğin Öncüsü

Prof. Dr. Sinan Ekici, Üroloji alanında çalışan bir akademisyen ve tıp doktorudur. Kariyeri, Hacettepe Üniversitesi'ndeki eğitiminden başlayarak, uluslararası düzeyde edindiği deneyimler ve tıpta yenilikçi uygulamalar olarak kabul edilen rejeneratif tıp alanındaki çalışmaları içermektedir. Bu metin, Prof. Dr. Ekici'nin akademik geçmişi ve klinik çalışma alanları hakkında bilgi vermektedir.

Üroloji ve Üroonkoloji Uzmanı Prof. Dr. Sinan Ekici: Kariyer Öyküsü

Üroloji uzmanı Prof. Dr. Sinan Ekici'nin yolculuğu, 1995 yılında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden (İngilizce) mezun olmasıyla başladı. Aynı yıl Hacettepe Üniversitesi Üroloji Anabilim Dalı’nda ihtisasa başlayarak, 2000 yılında uzmanlığını tamamladı. Prof. Dr. Ekici, uzmanlığının hemen ardından Amerika'da, dünyanın en önemli kanser merkezlerinden Memorial Sloan Kettering'de Prof. Dr. Peter Scardino ile klinik çalışmalar yaptı. Türkiye'ye döndükten sonra, Hacettepe'de Prof. Dr. Haluk Özen’in mentorluğunda “Üroonkoloji” (ürolojik kanserler) üst ihtisasına başlayarak, alanındaki konular üzerine çalıştı. 2007 yılında Doçent, 2013 yılında ise Profesör unvanlarını alarak akademik kariyerini ilerletti. 2015 yılından itibaren çalışmalarını kendi kliniğinde sürdürmektedir.

Araştırmalar ve Mesleki Çalışmalar

Üroloji doktoru Prof. Dr. Ekici'nin kariyeri, klinik uygulamaların yanı sıra bilimsel araştırmaları da içermektedir. 2002 yılında TÜBİTAK NATO B1 Yurtdışı Doktora Sonrası Araştırma Bursu ile bir yıl süreyle Miami Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde bulunmuştur. Burada Prof. Dr. Mark Soloway ile deneysel ve klinik çalışmalar yapmış; üroonkoloji, laparoskopik cerrahi ve endoüroloji alanlarında deneyim kazanmıştır. Hacettepe Üniversitesi ve Maltepe Üniversitesi'nde Anabilim Dalı Başkanlığı gibi idari görevler de üstlenmiştir.

Alınan Bilimsel Ödüller ve Burslar

Prof. Dr. Ekici, akademik kariyeri boyunca çeşitli bilimsel ödüller ve burslar almıştır. Bu ödüller, onun bilimsel araştırmalara olan katkılarını belgelemektedir. Alınan ödüllerden bazıları şunlardır:

  • TÜBİTAK Araştırma Bursları
  • Ulusal Üroloji Kongresi Schering Alman Poster 2.’lik Ödülü
  • TÜBİTAK Yurtdışı Doktora Sonrası Araştırma Bursu
  • Elginkan Vakfı Türk Kültürü Araştırma ve Teknoloji Ödülü
  • ODTÜ Prof. Dr. Mustafa Parlar Vakfı Teknoloji Teşvik Ödülü

Minimal İnvaziv Yaklaşımlar: Robotik ve Laparoskopik Cerrahi

Prof. Dr. Ekici, hastalar için daha az invaziv olan cerrahi yöntemleri uygulamaktadır. 2015 yılında Fransa'daki IRCAD merkezinde ileri robotik cerrahi ve laparoskopik cerrahi eğitimi almıştır. Da Vinci Robotik Cerrahi sistemi, prostat kanseri ve böbrek kanseri gibi onkolojik ameliyatlarda kullanılan bir teknolojidir. Bu sistem, 3D görüntüleme ve robotik kollar aracılığıyla cerrahi işlemin gerçekleştirilmesine olanak tanır ve hastalara daha hızlı iyileşme süreci gibi avantajlar sunabilir.

Medikal İlgi Alanı: Rejeneratif Tıp (PRP, Kök Hücre, ESWT)

Prof. Dr. Ekici'nin bilimsel yolculuğu, vücudun kendi onarım mekanizmalarını kullanmayı hedefleyen Yeni Nesil Rejeneratif Tıp (Onarıcı) Tedavi Yöntemleri alanındaki çalışmaları da içermektedir. Bu yenilikçi tedaviler, özellikle sertleşme sorunu (iktidarsızlık) gibi bazı kronik durumlarda değerlendirilmektedir.

  • Kök Hücre Tedavisi: Vücudun ana hücrelerinin (kök hücreler), hasarlı dokuları yenileme potansiyelinden faydalanan bir yöntemdir. Sertleşme sorunu ve kısırlık (azospermi) gibi durumlarda uygulanan ileri teknoloji bir tedavi seçeneğidir.
  • PRP (Trombositten Zengin Plazma): Kişinin kendi kanından elde edilen onarıcı büyüme faktörlerinin, sertleşme sorunu ve Peyronie hastalığı gibi durumlarda doku iyileşmesini tetiklemek için kullanıldığı ameliyatsız bir yöntemdir.
  • ESWT (Düşük Yoğunluklu Şok Dalga Tedavisi): Düşük yoğunluklu ses dalgaları ile vücudun iyileşme mekanizmalarını harekete geçirerek, özellikle sertleşme sorununda yeni damar oluşumunu (anjiyogenez) desteklemeyi amaçlayan bir tedavidir.
  • Ozon Tedavisi: Türkiye’de 2015 yılında üroloji alanında ozon tedavisi uygulamaları Prof. Dr. Sinan Ekici kliniğinde başlamıştır. Majör, minör, üretral, rektal uygulama yolları başta olmak üzere değişik yöntemlerle ozon tedavisi uygulanmaktadır.
  • Eksozom Tedavisi: Sertleşme sorunu, azospermi, sperm fonksiyon bozuklukları, interstisyel sistit, kronik sistit, Peyronie hastalığı (penis eğriliği), kronik prostatit, aşırı aktif mesane ve sertleşme sorununun eşlik ettiği erken boşalma sorunlarına eksozom tedavisi ile müdahale edilmektedir.

Klinik Odak Alanları: Tedavisi Yapılan Ürolojik Hastalıklar

Prof. Dr. Sinan Ekici, bir üroloji doktoru olarak, ürolojinin çeşitli alt dallarında, kanıta dayalı yöntemlerle tanı ve tedavi hizmetleri sunmaktadır:

Üroonkoloji (Ürolojik Kanserler)

Böbrek Kanseri, Prostat Kanseri, Mesane Kanseri, Testis Kanseri ve Penis Kanseri gibi onkolojik vakalarda, Robotik ve Laparoskopik Cerrahi gibi yöntemler kullanılmaktadır.

Androloji (Erkek Sağlığı ve Üreme)

Erkek Cinsel Fonksiyon Bozuklukları (Sertleşme Sorunu, Erken Boşalma), Erkek İnfertilitesi (Kısırlık) ve Prostatit gibi erkek sağlığını etkileyen konularda rejeneratif tedaviler uygulanmaktadır.

Kadın Ürolojisi ve Cinsel Sağlığı

İdrar Kaçırma, Pelvik Taban Hastalıkları ve Kadın Cinsel Fonksiyon Bozuklukları gibi konularda, O-Shot (PRP) dahil olmak üzere güncel tedavi yaklaşımları kullanılmaktadır.

Genel ve Fonksiyonel Üroloji

İyi Huylu Prostat Büyümesi (Benign Prostat Hiperplazisi), Ürolojik Taş Hastalıkları, Ürolojik Enfeksiyonlar, İnterstisyel Sistit, İdrar Yolu Darlığı ve Doğuştan Gelen Hastalıklar gibi geniş bir yelpazedeki durumlar üzerine çalışılmaktadır.

Uzmanlık Alanlarıyla İlgili Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Kronik prostatit tedavisi neden bu kadar zordur ve yaklaşımlar nelerdir?

Kronik prostatit (Kronik Pelvik Ağrı Sendromu), tedavisi zorlu bir durumdur çünkü genellikle sadece bakteriyel bir enfeksiyondan ibaret değildir; inflamasyon (iltihap), pelvik taban kas disfonksiyonu ve nörolojik faktörleri de içerebilen multifaktöriyel (çok nedenli) bir patofizyolojiye sahiptir. Antibiyotiklerin prostat dokusuna nüfuz etmesi (penetrasyon) da zordur. Bu nedenle tedavi, genellikle uzun süreli antibiyotikler, anti-inflamatuar ilaçlar, pelvik taban fizyoterapisi ve semptom yönetimine yönelik prostat içi enjeksiyonlar veya ESWT (şok dalga tedavisi) gibi kombine (multimodal) yaklaşımlar gerektirir.

Sertleşme sorununda rejeneratif tedavilerin (ESWT, PRP, Kök Hücre) rolü nedir? İlaçlardan farkı nedir?

Sertleşme sorununda kullanılan oral ilaçlar (PDE5 inhibitörleri), semptomatiktir; yani ihtiyaç anında kan akışını geçici olarak artırarak etki gösterirler. Rejeneratif tedaviler ise altta yatan nedeni onarmayı (restoratif) hedefler. ESWT (Şok Dalga Tedavisi), düşük yoğunluklu ses dalgaları ile penil dokuda yeni damar oluşumunu (anjiyogenez) tetiklemeyi amaçlar. PRP (Trombositten Zengin Plazma) ve Kök Hücre tedavileri ise, hastanın kendi kanından veya yağından elde edilen büyüme faktörlerini ve onarıcı hücreleri kullanarak hasarlı dokunun (damar, sinir) yenilenmesini teşvik etmeyi hedefler.

Azospermi (menide sperm olmaması) durumunda Mikro-TESE tek seçenek midir?

Azospermi, temelde ikiye ayrılır: Tıkanıklığa bağlı (Obstrüktif) ve üretime bağlı (Non-Obstrüktif Azospermi - NOA). Tıkanıklığa bağlı tipte, cerrahi olarak tıkanıklığın açılması bir seçenektir. Üretime bağlı (NOA) tipte ise, testiste sperm bulmak için mevcut altın standart yöntem Mikro-TESE'dir (Mikrocerrahi Testiküler Sperm Ekstraksiyonu). Bu yöntemde, testis dokusu operasyon mikroskobu altında incelenerek sperm üreten kanallar bulunur. Kök hücre veya eksozom gibi rejeneratif tedaviler ise, NOA vakalarında sperm öncül hücrelerini uyarmayı hedefleyen, halen araştırma ve geliştirme (deneysel) aşamasında olan yaklaşımlardır.

Tekrarlayan sistit ile İnterstisyel Sistit (AİS) arasındaki fark nedir?

Bu iki durum sıklıkla karıştırılır ancak mekanizmaları farklıdır. Tekrarlayan sistit, idrar kültüründe tespit edilebilen, tekrarlayan bakteriyel enfeksiyon ataklarıdır ve antibiyotik tedavisi gerektirir. İnterstisyel Sistit (AİS veya Ağrılı Mesane Sendromu) ise bir enfeksiyon değildir. İdrar kültürleri genellikle temiz çıkar. AİS, mesane duvarında kronik, bakteriyel olmayan bir inflamasyon (iltihap) ve sinir hassasiyeti durumudur. Tedavisi enfeksiyona değil, semptomların (ağrı, sık idrara çıkma) yönetilmesine, mesane duvarını onarmaya (mesane içi solüsyonlar) ve inflamasyonu baskılamaya yöneliktir.

İdrar yolu darlığı (üretra darlığı) neden oluşur ve tedavi seçenekleri nelerdir?

İdrar yolu (üretra) darlığı, genellikle geçirilmiş enfeksiyonlar (örn: bel soğukluğu), travmalar (örn: düşme, kaza) veya önceki cerrahi müdahaleler (örn: sonda takılması) sonrası oluşan bir skar (nedbe) dokusudur. Bu skar dokusu idrar kanalını daraltır. Tedavi seçenekleri darlığın yerine ve uzunluğuna göre değişir. Kısa darlıklar için endoskopik (kapalı) yöntemler (dilatasyon/genişletme veya üretrotomi interni/kesme) denenebilir, ancak bu yöntemlerde nüks (tekrarlama) oranı yüksektir. Daha uzun veya tekrarlayan darlıklarda ise üretroplasti adı verilen açık cerrahi yöntemler (darlığın çıkarılıp ucuca dikilmesi veya doku yaması ile onarılması) gerekebilir.

Prostat kanseri tedavisinde robotik cerrahinin açık cerrahiye göre farkı nedir?

Her iki yöntemde de (Açık veya Robotik Radikal Prostatektomi) amaç, prostat bezinin kanserli dokuyla birlikte tamamen çıkarılmasıdır. Robotik cerrahi, "minimal invaziv" (kapalı) bir yöntemdir. Cerrah, da Vinci sistemi adı verilen bir konsoldan 3 boyutlu, büyütülmüş görüntü altında robotik kolları yönetir. Bu teknolojinin sunduğu potansiyel avantajlar arasında; daha az kan kaybı, daha küçük cerrahi kesiler, daha kısa hastanede kalış süresi bulunmaktadır. Ayrıca, sistemin sağladığı hassas diseksiyon (doku ayırma) ve 720 derece dönebilen aletler, idrar tutmayı (kontinans) ve cinsel fonksiyonu (ereksiyon) sağlayan sinir-damar demetlerinin korunmasına yardımcı olabilir. Fonksiyonel sonuçlar, cerrahın deneyimi ile de yakından ilişkilidir.

Akademik ve Klinik Çalışmaların Özeti

Prof. Dr. Sinan Ekici'nin kariyeri, Hacettepe Üniversitesi'ndeki eğitiminden başlayarak, uluslararası (ABD, Fransa) ve ulusal kurumlardaki deneyimlerini kapsamaktadır. 30 yıla yaklaşan deneyimi, bilimsel katkıları ve rejeneratif tıp gibi yenilikçi tedaviler üzerine olan odaklanması, bir ürolog ve bilim insanı olarak yaklaşımını belirlemektedir. Uzmanlık alanları ve uyguladığı tedavi yöntemleri hakkında daha detaylı bilgi için kurumsal web sitesi ziyaret edilebilir.

Yorum Yap